Bu Haftanın Kitapları | Urla Egemen Haber

logo


11 Ağustos 2015

Bu Haftanın Kitapları

Ayı Olmayan Ayı – Frank Tashlin

8 Austos Cumartesi saat 17:00'de Canan Tan R¸zgarg¸l¸'ndeHikayenin kahramanı bir ayı. Hem de tam anlamıyla. Yaprakların dökülmeye başladığını ve kuşların güneye doğru uçtuğunu gören ayı, artık kış uykusuna yatma vaktinin geldiğini anlar ve kış uykusuna yatar. Bu arada tam da yattığı mağaranın üzerinde insanlar harıl harıl bir inşaata başlar ve kocaman bir fabrika kurulur. Derken bahar gelir. Ayı uyandığında kendini fabrikanın tam ortasında bulur. Orman nereye gitmiştir? Rüya olduğunu zanneder önce ama her şey gerçektir. Hatta bir ustabaşı ona işinin başına dönmesini emretmektedir. O ise fabrikada kendisinin bir ayı olduğunu ispat etmekle uğraşır. Ama kimse ona inanmaz. Onun “İyi bir tıraşa ihtiyacı olan, kürk palto giymiş bir budala olduğunu” söylerler. Bunu defalarca etrafındakilerden duyar. Ayının bütün uğraşı boşunadır. Ve kendisini fabrikada çalışırken bulur.  Fakat bir gün fabrika kapanır ve olanlar olur. Herkes gider, yapayalnız kalır, ne yapacağını bilmemektedir. Üstelik kış gelmiş ve kar yağmaya başlamıştır. İşin kötüsü o, kendisine söylendiği gibi ayı olmadığını düşünmektedir. Sonunu biz söylemeyelim siz okuyun.

Frank Tashlin’in hem yazdığı hem de iyi bir çizer olduğunu gösteren çizgileriyle desteklediği ‘Ayı Olmayan Ayı’ değindiği konularla bir klasik niteliği taşıyor. Birçok alt metni içinde taşıyan kitap, ilkokul çağındaki çocukların okuması için uygun. Kimlik kavramını da içinde barındıran hikâyede, insanların doğaya ve hayvanlara hükmedişini mizahi bir dille yererken, biz büyükleri de düşündüren mesajlarla karşılaşıyoruz. Ayı oynatılan bir dönemde çocukluğunu yaşamış biri olarak, sirklerde ve hayvanat bahçelerinde yaşayan hayvanların şartlarını ve neden orada olduklarını düşünmeden edemiyorum. Ayrıca kim olarak, ne yaptığımızı da sorgulamamız gerektiğini hatırlatıyor. Ayı Olmayan Ayı komik, çarpıcı ve düşündürücü bir kitap. Her zamanki gibi hem çocuklar hem de büyükler için.

(Ayı Olmayan Ayı- Yaz. ve Res. Frank Tashlin-  Hayykitap- 63 s . )

Helena’nın Rüyaları – Eduardo Galeano

8 Austos Cumartesi saat 17:00'de Canan Tan R¸zgarg¸l¸'ndeBiri rüyaları görmüş, biri yazmış, biri çizmiş. Ve ortaya bir kitap çıkmış. Helena’nın Rüyaları. Helena (Galeano’nun eşi) öyle rüyalar görüp sabah saatlerinde anlatıyormuş ki, Galeano kitabın girişinde duygularını şöyle ifade ediyor. “Karım Helena, her sabah kahvaltı vaktinde, gece gördüğü inanılmaz rüyaları anlatarak beni küçük düşürür. Ben de intikamımı, onun rüyalarını yazarak alırım.”

Latin Amerika’nın kesik damarlarından fışkırarak çıkmış Uruguaylı yazar Eduardo Galeano, bugüne kadar okurları karşısına birçok kitapla çıktı. Kadın, erkek, iktidar, ırkçılık, emperyalizm, kültürler, daha doğrusu insanlığın kurduğu, yarattığı her şeye dokundu, sözünü sakınmadı, sürekli ileriye taşımaya çalıştı. Eleştirirken de umudu insanların yüreğinden eksik etmedi. Bütün kitaplarında insanlık tarihinin vicdanı ve belleği olmayı başardı.

Galeano, hayallere ve hayallerin gerçekleştirilebileceğine hep önem verdi. Başka bir yönden rüyaların da yaratıcı gücünün yadsınamayacağını bilen bir edebiyatçıydı. Bu kitapta yer alan, eşi Helena’nın rüyalarına daha önce yazdığı kitaplarda da yer vermişti. İlk kez bir kitapta toplanan rüyalar ünlü tasarımcı, çizer Isidro Ferrer’in çizimleriyle  hiç de yabana atılmayacak şekilde bizi daha da ötelere taşıyor. Ferrer’e  hoşuna giden şeyler sorulduğunda şöyle diyor:“Tahta bir kütlede yüzler bulmayı, bir pul ya da bozuk parada beliren yüzler bulmayı severim. Duvarımda bir poster asılı, duvarlardan labirent duvarını sevmeme rağmen.” Helena’nın rüyaları da, gerçekten ben de görsem diye kıskanacağımız  kadar yaratıcı. Neler mi var rüyalarda?

Rüyalarını prova ederek, rüyalar ülkesine yürüyen kalabalıklarla karşılaşabilirsiniz. İstemediğiniz halde terk ettiğiniz evi, altındaki tekerleklerle ve bir ip yardımıyla çekip gittiğiniz yere götürebilirsiniz. Rüyalarını takas etmek isteyen insanlar görürsünüz. Mesela rüyalarını aşk rüyalarıyla değiştirmek isteyenler ve uyurken susayanlara su veren rüya sucuları. Ya da kelimeler evine giden şairlerle karşılaşabilirsiniz. Kelimeleri dillerinin ya da burunlarının ucuna yaklaştırarak yoklayan şairler hiç bilmedikleri ya da yitirdikleri kelimeleri ararlar. Sevmediğiniz, hatırlamak istemediğiniz rüyalarınızı bir adada terk edebilirsiniz. Bir gün iktidar tarafından rüyalar kontrol altına alınabilir. Önceki gece kullanılan yastıklar cihazdan geçerken rüyalar okunabilir ve makine kamu düzeni için tehlikeli olan rüyaları tespit edebilir. Rüyalara veda adlı bölümle sona eriyor kitap. Helena tren istasyonunda bir peronda ıslanmış mendille onlara veda ediyor.

Ama biz rüyalarımıza veda etmeyelim. Gerçeklerle yüz yüze geldiğimiz, karamsar günlerin yaşandığı bu günlerde edebiyatla, rüyalarla az olsa da nefes almak hepimize iyi gelecek. Gerçeklerin de farkında olarak, rüyalarından ve onların yaratıcı gücünden vazgeçmeyenler için Helena’nın Rüyaları’nı kendi rüyalarınıza katarak renkli bir yolculuğa çıkabilirsiniz.

Helena’nın Rüyaları- Eduardo Galeano Res: Isidro Ferrer- Delidolu yay. 60s)

Share
#

SENDE YORUM YAZ