İşte sağlığınızı düzene sokacak, kanser savaşçısı besinler! | Urla Egemen Haber

logo


16 Mayıs 2017

İşte sağlığınızı düzene sokacak, kanser savaşçısı besinler!

Merve Yaman

Latince kökenli olan probiyotik kelimesi ‘yaşam için’ anlamına gelmektedir. İnsan sindirim sisteminde 500’den fazla farklı türde 100 trilyona yakın bakteri bulunmaktadır.Büyük çoğunluğu bağırsak sistemimizde bulunan bu bakteriler olmasaydı yaşam mümkün olmazdı. İnsanın yaşamını devam ettirebilmesi için, gerekli enerji ve yapısal işlevleri sağlayan maddelerin dışarıdan alınması gerekir.Sindirim sistemimiz, yaşamımız için gerekli maddeleri uygun hale getirdikten sonra absorbe etmektedir. Sindirim sistemi dış dünya ile temasta olduğumuz en önemli sistemimizdir.Bildiğimiz ve bilmediğimiz sayısız kimyasal, bakteri, virüs, mantar, maya, parazit ile her gün sindirim kanalımız karşı karşıya kalmaktadır. Vücudumuz için zararlı olan ajanlar sindirim kanalında zararsız hale getirilmektedir. Bu sürecin devamlılığının sağlanabilmesinde en önemli rolü bağırsak floramızda bulunan bize dost olan probiyotik bakteriler üstlenmiştir. Ayrıca;  bağışıklık sisteminin gelişmesinde, bağırsak duvarının korunmasında, kabızlık, ishal, şişkinlik benzeri sorunların giderilmesinde, yağ metabolizmasının düzenlenmesinde, obezitenin kontrol altına alınmasında, kolestrolün metabolize olmasında, kanserojenlerin etkisiz hale getirilmesinde, alerjik reaksiyonların azalmasında ve depresyonun önlenmesinde önemli rol oynamaktadırlar.

Anne karnında bebeğin sindirim kanalında bakteri yoktur. Doğumla birlikte bağırsak florası oluşmaya başlar. Anne sütü alımı sağlıklı bağırsak florası gelişimi için önemlidir. İki yaşından itibaren normal bağırsak florası gelişimi tamamlanmış olur.Bireyin sağlıklı bağırsak florasını koruyabilmesi için probiyotik bakterilerden zengin besinleri günlük beslenmesinde mutlaka bulundurması gereklidir. Bunun yanı sıra probiyotiklere yaşam alanı ve besin kaynağı oluşturan prebiyotiklerin de beslenmede bulunması gereklidir.

Probiyotik kaynağı olan besinlerin başında geleneksel fermente (mayalanmış) ürünler gelmektedir. Yoğurt, kefir, kımız, şalgam suyu, boza, tarhana, sirke (ev yapımı veya sirke anası oluşturmuş, katkısız), doğal sirkeyle kurulan turşular (cam kaplarda muhafaza edilmeli), salamura zeytin mutfağımızda bulunan doğal probiyotik kaynaklardır. Ev tipi doğal yollarla üretilenlerin yararlılığı çok daha yüksektir.

Prebiyotikler kaynaklar ise; tam tahılar (buğday, çavdar, arpa, yulaf, kepekli pirinç..) kurubaklagiller (nohut, mercimek, kuru fasulye, börülce, bakla..) meyveler, sebzeler ( pırasa, kereviz, enginar, soğan, sarımsak, yer elması, kuşkonmaz, rezene, arapsaçı, turp otu..) yağlı tohumlar (ceviz, badem, fındık, keten tohumu) sindirilemeyen karbonhidrat oranı daha yüksek olan besinler bağırsak lümeninde probiyotiklere besin kaynağı ve yaşam alanı oluşturmaktadır.

Gereksiz ve yanlış antibiyotik kullanımı, yüksek şeker tüketimi, prebiyotik kaynağı olan lifli gıdaların yetersiz alınması ve günlük probiyotik ihtiyacın karşılanmaması bağırsak florasında bozulmalara, bireyin yaşam kalitesinin düşmesine neden olmaktadır.

Son yıllarda sindirim sistemi üzerinde yapılan yoğun araştırmalar göstermiştir ki; bağırsaklar sadece sindirim işlevini yerine getirmekle değil salgıladığı hormonlarla metabolizmanın aktivitesinde önemli rol üstlenmekte ikinci beynimiz olarak adlandırılmaktadır. Sağlıklı bedene sahip olmanın en önemli adımlarından bir tanesi sağlıklı bağırsaklara sahip olmaktır. Bağırsak sağlığının temelini ise sağlıklı bağırsak florasını oluşturan probiyotik ve prebiyotik kaynaklarını mutlaka soframızda bulundurmaktır.

Etiketler: » »
Share
#

SENDE YORUM YAZ