Urla’da Türk Müziği | Urla Egemen Haber

logo


02 Ağustos 2015

Urla’da Türk Müziği

Konumuza geçmeden önce, Suruç’ta 32 cana yapılan hain katliamı, sözde bunun intikamı adına yapılan onursuz, kalleş infazları ve ne adına olursa olsun terörün her türlüsünü lanetliyorum.

Bir önceki yazımda Urla’da Türk Müziği konusunda 3 ayrı grup olarak çalışma yapıldığını vurgulayarak, bunların bir çatı altında toplanarak koordine edilmelerinin, bu çalışmalar içinde yer alanları daha ileri götürebileceğini yazmıştım. Özellikle Mahmut Bilki gibi 40 yıldır bu konuyu çalışan, araştıran, şef olarak TRT gibi bir kurumda varlığını kanıtlamış bir değerimiz varken, kendisinden sadece Urla Meşk Topluluğu’nda yararlanıyor olmanın diğer gruplar açısından bir eksiklik olarak görülmesi gerektiğini ifade etmiştim.

Art niyet yok

Ben bunu son 3 yıldır bu faaliyetlerin içinde bizzat yer alan, bütün gruplarla çalışmış, bu grupların hepsinde de etkin bir üye olarak faaliyette bulunmuş ve bulunmaya devam eden birisi olarak ifade ediyorum. Bu benim görüşüm, buna karşı çıkmak benim gibi bu grupların birisinde veya birkaçında yer alan veya hiçbirisinde yer almayan ama konu hakkında bir fikri olan her kişinin en doğal hakkıdır. Bu köşede arzu ettikleri her zaman açıklamalarını da rahatlıkla belirtme hakları vardır. Gazetemizin ilk nüshasında yayınlanan yazımda da altını çizerek söylediğim gibi, bu köşe tamamen apolitik, düşüncesini hiçbir art niyet taşımadan ortaya koyan, asla da bir taraftar yaratma endişesi taşımayan bir köşe olarak var olacaktır.

Peki bu nasıl olur, olabilir mi, bunca yıldır böyle giden, böyle oluşan bir yapı nasıl olur da bir anda böyle bir şekil alabilir? Olur mu, olmaz mı bilemem ama bence ideali önce Türk Müziği’ne gönül veren Urla’lıların bir dernek çatısı altında toplanmalarıdır. Burada hiçbir ayrım olmadan Mahurla, Urla Meşk ve Urla Fasıl Topluluğu üyelerinin tamamı bu dernek içinde üye olarak yer almalılar. Belediye ve/veya Kaymakamlık da bu derneğe yapacağı faaliyetlere göre yer tahsisi, altyapı yardımı gibi desteklerde bulunur, böylelikle de kadroya bir şef alıp nasıl maaş ödenebileceği konusunda yandan çarklı araştırmalar içinde olunmaz.

Derneğin içinde yer alan üyeler Mahmut Bilki önderliğinde Çetin Sarıoğlu gibi konunun aynı zamanda profesyoneli olan kişilerce sırasıyla ilgi, bilgi ve deneyimlerine göre gruplara ayrılarak her grup için ayrı çalışma ve performans programı oluştururlar.

Performansa bakılacak

Bu gruplara çalışmaları yaptıracak olanlar belirlenir ve oluşturulan kurallara da sımsıkı bağlı kalınarak çalışmalar yürütülür. Bu çalışmaları yönetenler aynı zamanda çalışmalar sırasındaki performans, ilgi ve kazanılan bilgi ve deneyimlere göre yeni değerlendirmeleri dikkate alarak gruplar arasında yeni dağılımları gündeme getirebilirler. Yani, bir alt grupta çalışmalara başlayan bir üye, performansı arttığından, ilgisinin istikrarından, kurallara uyup bilgi ve deneyimini artırmasından dolayı bir üst gruba geçebilir veya bunun tersi de sözkonusu olabilir.

Beraber hayal kuralım!

Çalışmalar sadece şarkı söyleme bazında değil, aynı zamanda makam, usul, repertuar oluşturma, Türk müziği tarihi, besteci-güfteci bilgileri ve yaşam öyküleri gibi katılımcıları her bakımdan donatacak konularla zenginleştirilir. TRT, Konservatuar ve Devlet Klasik Türk Müziği Topluluğu üyelerinden öğreticiler bu konularda görev alıp yardımcı olur. Aynı zamanda dernek bünyesinde çeşitli saz gruplarında dersler başlatılır, burada ortaokul/lise düzeyinde ilgisi olan çocuklarımıza ücretsiz dersler verilir…Şimdi bunu okuyunca konu ile ilgili çok büyük bir kesimin hayal tüccarlığı yaptığımı düşüneceğini kendileri ile olan sohbetlerimden biliyorum. Olabilir, böyle de nitelenebilir benim yaklaşımım. İyi de, hayal etmeden güzellikleri yaratmak, yıllardır süren kötü düzeni değiştirmek mümkün olabilir mi sizce? O olmaz, bu olmaz diyeceğinize gelin hep beraber hayaller kuralım daha iyisini nasıl yaparız da geliştiririz diye. Bunu beğenmeme hakkınız elbette var, o halde alternatifini siz hayal edin. Ben buradan veya başka mecralardan, her türlü kanalda sizleri destekleyeyim…

Geçmişe sünger çekmeli

Öte yandan, yine konu ile ilgili çok kişinin de kabul edeceği gibi, bu hayali gerçekleştirmenin, bırakalım gerçekleştirmeyi de ilk adımı atmanın önkoşulu; bugüne kadar bu grupların ayrışmalarına neden olan geçmişe bir sünger çekmekten geçer. Bu süngeri çekerken elbette geçmişteki izler tamamen yok edilemeyecektir ama bir ilk adım atmak için bunun yapılması kişilerin bu konuda ne kadar istekli olduklarını göstermeleri bakımından çok büyük önem taşıyor. Kısacası, eğer bu gidişten mutlu değilsek, Urla’da Türk Müziği’ni çok daha iyi bir yere gerçekten de getirmek istiyorsak, önce egolarımızı yenip geçmişte yaşanmış kişisel bakışları bir tarafa bırakmamız gerekiyor…

Sevgiyle, dostlukla…

Share
#

SENDE YORUM YAZ

#

Urla’da Türk Müziği” için 2 Yorum

  1. Sevgili Uğur.Seni kutluyorum.Yıllardır özlemini çektiğimiz duygularımızı dile getirdiğin için.Seni sevgi ve özlemle öpüyorum.

    • Maydanoz dedi ki:

      Çok teşekkürler sevgili İhsan abi. Aslında biliyorsun Ocak ayından beri Urla’dan uzaklaştık. Bu nedenle eskisi kadar yakından göremiyorum gelişmeleri ama yine de uzaktan da olsa izlemeye çalışıyorum. Yazım konusunda maalesef bir olumlu gelişme de olmadığını görüyorum. Kişisel egolar amacın önüne geçiyor. Bu vesile ile ben de sevgi ile selamlıyorum.