Ana Sayfa Asayiş Ali Yıldıray Varol yazdı: Siyasetin kıyısından (1)

Ali Yıldıray Varol yazdı: Siyasetin kıyısından (1)

83
0

Siyasetin kıyısından (1)

Bazı kelimeler ve bu kelimelerin temsil ettiği kavramlar vardır. Yasalar ile belirlenmiş  veya sözlüklerde biraz araştırma ile kolaylıkla bulabileceğimiz anlamları olan. Ama bu kavramlar ile ilgili herkesin imgeleminde oluşan algı, sözcük anlamı ya da resmi tanımından bağımsız ve farklı olabilir. Bu kişinin eğitimi,  bilgi birikimi, deneyimleri ve hayat görüşüne göre değişiklik göstere bilir.

Bu girişin ışığında bazı kavramları bende oluşturduğu algı ile biraz daha açmak isterim.

Örneğin: Yerel Yönetim. Sözlük anlamı kısaca: ”il, ilçe, kasaba ya da köy halkının yerel ortak gereksinimlerini karşılayan ve genel karar organları halk tarafından seçilen kamu tüzel kişisi” diyor. Ayrıca yasalarla belirlenmiş sayfalarca ifade edilebilecek konu hakkında kurallar, şıklar, bentler vs. de var bilindiği gibi.

Bende oluşturduğu algı ise: O bölgeyi çok iyi tanıyan, tarihini, yakın ve uzak dönem yaşanmışlıklarını, gereksinimlerini iyi bilen, bölge insanının özelliklerini  iyi tanıyan ve bölgeye yön verme yetisine sahip insanların, bir araya gelerek yerel yönetime talip olması ve yapılan demokratik seçimlerle halkın talip olanlardan bazılarını tercih ederek belirlenen yerel karar ve yürütme organı.

Yerel Siyasetçi: Deyince sözlük anlamı çok fazla açıklayıcı olmuyor. Yerel yönetime talip siyasetçi gibi çok açıklayıcı olmayan tarifler buluyoruz. Bu kişilerde yasalarla sınırlandırılmış şu an konumuz olmayan birçok nitelik de mevcut tabii ki.

Bende oluşturduğu algı ise kendini her konuda geliştirmiş, eğitimi ve bir yaşam görüşü olan; Ve karşılaştığı bir çok olayda bu yaşam görüşüne uygun duruşunu koruyan. Bu bağlamda kendine uygun siyasi kanadı ve partiyi seçip mücadelesini  bu saflarda sürdüren. Bilgi, deneyim ve ideolojik olarak o bölgeye çok şeyler katabilecek birikimi olduğuna inanan ve bu birikimini hiç bir şey gözetmeksizin ve bir beklentisi olmadan orada yaşayanlarla paylaşmaya hazır ve en önemlisi demokrasiye inanarak bu onurlu göreve talip olmuş kişi veya kişiler…

Devlet “Toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal örgütlü bir ulusun ya da uluslar topluluğunun oluşturduğu tüzel varlık” olarak tanımlanmış kısaca.

Benim penceremden bakınca devlet: Sınırları belli bir coğrafya üstünde, insanların birlikte yaşamalarını belli kurallar içinde sağlamak için bir organizasyon öncelikle. Tarih boyunca, insanların birlikte yaşama gereksinimlerinin belli kurallar çerçevesinde olma zorunluluğu ile gelişen bir kavram. Kendi bütünlüğü içinde ve kabul edilmiş kurallar çerçevesinde bireylerin yaşam koşul ve standartlarının sorumluluğunu taşıyan bir organizasyon. Bu sorumluluğa halk genellikle ebeveyn sorumluluğu gözüyle bakarak “Devlet Baba” kavramına dönüştürmüş kafasında. Olması gereken de tam olarak bu aslında. Sınırları içinde yaşayan herkese cinsiyet, etnik köken, dini inanç, siyaset ve dünya görüşü,  yaşam şekli vs. gibi hiç bir şeyi ayırt etmeden bir baba gibi şefkatli ama kurallara uymadığında yine  baba gibi şefkati eksilmeden cezalandıran bir kavram.

Bu kavramlara yenilerini ekleyerek ileriki yazılarımda varmak istediğim noktaya ulaşabilmek dileği ile…

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir