Ana Sayfa Genel Bayram Anu yazdı: Dilemma

Bayram Anu yazdı: Dilemma

636
1

Dilemma

Dilemma, herhangi bir durum ya da olay karşısında oluşan ikilem, karmaşa veya karışıklık şeklinde ifade edilebilir. Özellikle, kararsız kalmak olarak değerlendirilir.

Neyin doğru neyin yanlış olduğunu tam olarak bilememek üzerinden de ifade edilebilmektedir.

Bilindiği gibi iki nokta arasındaki en kısa mesafeye doğru denir. Bu, teorik bir gerçekliktir. Ama bazı durumlarda neyin doğru neyin yanlış olduğunu de facto olarak (uygulamada) belirlemek de görece bir gerçeklik olabilir.

Pandemi sürecinde pratik ve teorik gerçeklerimizin sarsıldığı zorlu bir süreç yaşadık, yaşıyoruz.

Bu durumun, toplumun farklı katmanlarında ekonomik anlamda yıkıcı etkilere neden olduğunu söylemek mümkün.

Ülke genelinde 1 milyon 953 bin kişi esnaf ve sanatkar olarak hayatlarını idame etmeye çabalamakta. İşlerinin bitme noktasına geldiği ve ekonomik krizden yoğun bir biçimde etkilendikleri de aşikar.

Devletin kira yardımı, hibe kredi, sicil affı, sigorta ve vergilerde gerçekçi iyileştirme (öteleme değil) yapmasını talep ediyorlar. An itibariyle, bulundukları durumdan hiç memnun değiller ve geleceğe dair umutsuzluk içinde bir bekleyiş hasıl olmuş durumda…

Yönümüzü toplumun daha büyük bir dilimini oluşturan işçi sınıfına çevirdiğimizde de aynı manzara ile karşılaşıyoruz. Ülkemizde işçi sayısı 7,5 milyonu asgari ücretli olmak üzere toplamda 13 milyon 856 bin olarak belirtiliyor. Asgari ücretliler, yıllardır süregelen “üvey evlat” konumlarının dışına çıkamamanın makus talihini yaşamak zorunda bırakılmış durumda. Gelir dağılımından en alt noktada faydalanmak zorundalar. Açlık sınırının altında olan asgari ücretle geçinebilmenin nasıl mümkün olabildiği anlaşılır gibi değil… Diğer işçilerin durumu ise sendikaların feryatlarından anlaşılabiliyor. Demem o ki işçi sınıfının bir dolu sorununa çözümler üretme noktasında başarılı olunduğu söylenemez…

Pekii sayıları 12 milyon 329 bine ulaşan emekli yurttaşlarımızda durum nasıl? Bu insanlar yıllarca çalıştıkları kurumlarda hizmetler vermiş, işten ayrıldıktan sonra daha yaşanabilir bir hayatın özlemini çekmiş, geçim sıkıntısından uzak bir yaşamı hedeflemişlerdir. Fakat gelin görün ki aldıkları maaş ile bırakın müreffeh bir yaşamı, ay sonunu nasıl getireceklerini bilememekteler.

Son olarak ne yazacağımı bilemediğim bir grup var ki içler acısı… Sayıları 4 milyon 100 bin (sendikalara göre 7,5 milyon) olarak belirtilen işsizler yani hiçbir gelire sahip olamayanlar. Ne yazık ki bu durumla ilgili gerçekten hiçbir şey yazamıyorum…

Ülkemizde toplam seçmen sayısı 57 milyon 93 bin olarak biliniyor. Yazımda belirtmeye çalıştığım gibi çeşitli sınıflara mensup örgütlü ya da örgütsüz grupların oluşturduğu kitle bir hayli fazla. Rakamsal değer olarak 32 milyon 238 bin kişi gibi azımsanamayacak bir oranda. Bu rakam yaklaşık seçmen sayısının %57’lik oranına denk geliyor…

Ez cümle ,

Seçmen sayısının yarısının çok üzerinde olan yurttaşların sorunlarının olduğu, çözümler bekledikleri, bu noktada birçok argümanın üretildiği gerçekliğinden mi hareket etmek gerek, yoksa seçim anket verilerine bakıp çoğumuzun yanılsama içinde olduğumuz gerçeğini daha somut bir duruma indirgemek mi gerekli?

Sözlerimizi Amin Maalouf’un şu cümleleri ile sonlandıralım:

“Öyle bir an gelir ki tüm kararlar kötüdür, sorun, sonradan en az pişman olacağın kararı bulup seçmektir.”

1
Kimler Neler Demiş?

avatar
1 Comment threads
0 Thread replies
0 Followers
 
Most reacted comment
Hottest comment thread
1 Comment authors
Drej Ali Recent comment authors
  Subscribe  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
Drej Ali
Ziyaretçi
Drej Ali

Güzel hoş yazmışsında sen ve avanenin çözüm reçetinizi koysanızya ortaya.. siz daha muhalefeti beceremiyorsunuz!.. Tabii yaa nasıl unuttuk selo itini nasıl kurtarır ittifak yapar Başkanınız aponun heykel açılışını yaparsınız!.. Desene genel başkanına çek elini Atamın partisinde die …sıkar sıkar çünkü diktatör muhalefetsiniz!.. editör umarım yayınlarsın