Ana Sayfa Galeri CHP İzmir Kongresi ve Urla üzerine değerlendirmeler

CHP İzmir Kongresi ve Urla üzerine değerlendirmeler

478
0

CHP İzmir Kongresi ve Urla üzerine değerlendirmeler

Urla CHP’de 15 Kasım’da Mahalle Delegeleri Seçimi ile başlayan, ardından İlçe Başkanlığı ve İl Delegeliği seçimleri ile devam eden, geçtiğimiz hafta sonu da İl Başkanlığı ve Kurultay Delegeliği Seçimleri ile son bulan süreçte ‘Yerel Heyecan’ en azından şimdilik sona erdi.

Yani, olağanüstü bir durum yaşanmazsa, iki yıl sürecek takvimde mahalle delegeleri, ilçe başkanı, ilçe yönetimi, il başkanı, il delegeleri ve kurultay delegeleri belirlendi.

İl Başkanlığı seçimine tek aday giren Deniz Yücel, iki yıl için yeniden vize aldı. Aldı almasına da sandıktan çıkan rakamlar, iki yıl boyunca pek de rahat bir yönetim yaşanmayacağının işaretlerini verdi.

Kongreye 655 üye davetliydi, 611’i oy kullandı, Yücel’e onay veren CHP delegelerinin sayısı 258’de kaldı. Yani, delegenin yarısının oyunu bile almayı başaramadı. Yücel bunu ‘Arkadaşlar işaretlemeyi unutmuş’ cümlesiyle açıklasa da Kurultay Delegeliği seçimlerinde 339 oy alması, işaretlenmenin bu seçimde unutulmaması, Yücel’in açıklamasını tekzip eder nitelikteydi. Bu rakamların bir başka bakış açısıyla anlamı da şu: 611 delegeden 353’ü, Yücel’in başkanlığına onay vermedi.

Bu il bazındaki gerçekler…

Biz kendi yöremize, Urla’ya bakalım şimdi de…

İl Kongresi’ne Urla’dan 11 delege katılacaktı. Eski Belediye Başkanı Burak Oğuz cezaevinde, eski İlçe Başkanı Yusuf Baratalı da mazereti olduğu için katılmadı. Kongrede Urla’yı; CHP İlçe Başkanı Hakan Özbadur, CHP Eski İlçe Başkanı A. Bahri Yalaz, Urla Eski Belediye Başkanı Sibel Uyar, İsmet Gecikmiş, Tülay Şanlı, Melis Ölçüm, Bayram Anu, Oben Sezer ve Bedri Hüseyin Güle temsil etti.

Urlalı hemşehrilerimiz, 2018’deki 52 delege sayısına karşın, 2019 yerel seçimlerinde İzmir’de alınan oy miktarına bağlı olarak bu kez 56 Kurultay Delegesi seçmek ya da aday olmak için salondaydı.

9 delegemizden Hakan Özbadur ve Sibel Uyar seçilme hakkına talip olurken, ilçemizde yaşayan CHP eski Milletvekili ve MYK Üyesi Zeynep Altıok Akatlı da adını seçilmek isteyenler listesine yazdırdı. Yani, Urla’dan Ankara yolcusu olmak isteyen üç partili vardı.

 

Hakan Özbadur’un, İl Başkanı Deniz Yücel ile arasının çok iyi olduğunu bilmeyen yoktur… Ailece görüşürler, her konuda birbirlerinden fikir alıp-verirler… Özbadur, parti içinde çıkan görüş ayrılıklarında her zaman Yücel’in yanında yer almış, parti disiplinine uymuş bir ilçe başkanıdır. Bu avantajlar, Özbadur’a il kongresindeki seçimlerde kapıyı zorlanmadan açtı ve CHP Urla İlçe Başkanı, 298 oyla 56 kişilik listenin 26. sırasında Kurultay Delegesi oldu. Özbadur bu başarıyla, geçmiş dönemde Urla’nın tek Kurultay Delegesi olan eşi Gökçe Özbadur’dan bayrağı teslim almış oldu.

 

 

2018’den farklı olarak Urla bu kez Ankara’ya iki delege gönderme başarısını yakalarken bu isim de CHP eski Milletvekili ve MYK Üyesi Zeynep Altıok Akatlı oldu. Eski vekilimiz de seçimlerde Özbadur’a yakın bir performans gösterip 294 oy aldı ve 30. sırada, 28-29 Mart’ta gerçekleşecek CHP Büyük Kurultayı’nda yeni genel başkanı seçmek üzere oy kullanmaya hak kazandı.

 

Urlalı il delegelerinden Sibel Uyar da Kurultay için genel kurulda onay arayanlardandı. Belediye başkanlığı için yeniden aday gösterilmemesinden sonra siyaseti bırakmayacağını açıklayan Uyar, ilçe seçimlerinde Hakan Özbadur için çalıştı. Ama öyle böyle değil, bir asker gibi, bir nefer gibi görev yaptı. Mahalle delegeleri seçimlerinde gitmediği sandık, sıkmadığı el kalmadı Uyar’ın. Tabiri yerindeyse, başkanlık döneminde uzak bir görüntü sergilediği partiye, diyet ödedi adeta ilçe seçimlerinde. Bunun verdiği özgüven ve de Hakan Özbadur ile gerçekleşen görüşmeler neticesinde Kurultay Delegeliği için aday oldu. Ama umduğunu bulamadı. Uyar, seçime katılan 611 delegenin sadece 84’ünün onayını alarak Ankara hülyalarını bir başka bahara bıraktı.

 

CHP Urla İlçe Yöneticisi Emre Sinan ise gerçekten de büyük şansızlık yaşadı. Neredeyse İl Yönetimi’nin yedek listesine giriyordu. Kongrede 124 oy alan Sinan, Tüzük’te yer alan ‘Mevcut üye sayısının 1/5’inden az oy alan üyeler, seçilmemiş sayılırlar’ maddesi gereği kaybetti. Sinan, 655 delege sayısının 1/5’i olan 131 sayısına ulaşsa yani 7 oy daha alsa, Deniz Yücel’in yedek yönetim listesine girmeye hak kazanacaktı.

Şimdi bu bilgiler ışığında küçük karşılaştırmalar yaparak analiz etmeye çalışalım.

Olaya; Kurultay Delegeliği listesinin 1. sırasında olanın da 56. sırasında olanın da Büyük Kurultay’da sadece bir oyu var’ teziyle bakıldığında; evet fark yok…

Ama alınan bu rakamlar, parti içindeki ağırlığı sergiliyor. Bunu unutmayalım.

Demem şu ki; yarın milletvekilliği aday adaylığı gündeme geldiğinde Urla’nın gücü için bize bu rakamlar ışık tutacak. Bunu, milletvekilliği hedefi olanlar için vurgulamış olayım.

Bir de anlayamadığım şu; Büyük Kurultay’da 1200 küsur delege içinde yer alıp, partinin genel başkanını seçme arzusu içinde olmak!

Eğer amaç sadece buysa ve de bunca mücadele sadece genel başkana bir oy atmaktan öteye gitmeyecekse, verilen emeklere şapka çıkarmak gerekir.

Fakat bence, bu bir araç sadece. Kurultay Delegeliği istemenin dışında başka hesapların varlığını yok saymak, en azından saflık olur.

Bunu önümüzdeki aylarda da net şekilde göreceğiz. Bugün bu gayretleri gösterenler, yarın vekil ya da başkan olmak için çaba harcama yoluna gideceklerdir.

Ancak Urla’da farklı bir durum yaşanıyor şu anda, bunu da hesaplamak lazım. 31 Mart’ta seçilen belediye başkanımız, ‘FETÖ Üyeliği’ suçlamasıyla görevden alındı. Tutuklu yargılanıyor ve 14 Şubat’ta ilk duruşma gerçekleşecek. Urla doğumlu bir birey olarak gönlüm Burak Oğuz’un aklanması. Çünkü, bu kötü unvan tarihe yazılacak, tek derdim bu. Urla bugüne kadar demokrasinin beşiği, adaletin başkenti, laikliğin kalesi olarak ünlenmişti, bu devam etsin isterim. Oğuz’un aklanmasını da sadece bunun için temenni ediyorum.

Ama ya aklanmazsa?

İşte bu seçenek gelişirse; Urla’daki CHP’li siyasilerin önünde, iyice hazırlık yapabilecekleri, ancak belediye gibi önemli bir icraat merkezinde liderlerinin olmamasından kaynaklanan dezavantaja  rağmen dolu dolu 4 yıl var…

CHP’den gelecekle ilgili hülyası olanlar için önemli bir süreç yani…

Belediye başkanlığı için seçenek çok fazla değil.

1 – Seçimin yapılacağı 2023’e kadar, Burak Oğuz’un yerine atanan Kaymakam Önder Can (ya da tayini çıkarsa yerine gelecek Kaymakam veya dışarıdan KHK ile atanacak isim) Belediye Başkan Vekili olarak göreve devam eder.

2 – Cumhurbaşkanı veya İçişleri Bakanlığı, bir süre sonra, Belediye Başkanı’nın Meclis Üyeleri arasından seçilmesi için gerekli kanuni yolu açar, meclisten birisi 2023’e kadar belediye başkanı olur.

3 – Burak Oğuz mahkemede aklanır, Temyiz de onaylar ve İçişleri Bakanlığı Oğuz’u belediye başkanlığı görevine iade eder.

Şimdilik net görünen seçenekler bu kadar.

Ancak, CHP’li kurmayların bir başka iddiası var:

Meclisin yenilenmesi ve yeniden seçime gidilmesi…

Urla İlçe Seçim Kurulu’nun 31 Mart seçimlerinde Belediye Meclis Üyeleri ile ilgili yaptığı tutanakta 40 CHP’li, 10 da Cumhur İttifakı’na ait isim var.

Bir an düşünelim ki, Urla Belediye Meclisi’ni düşürmek ve yeniden seçime gitmek isteyen 20’si asil, 20’si de yedek CHP’li 40 üye istifa etsin.

Bu durumda mecliste 10 Cumhur İttifakı üyesi kalacak. Bu sayı, 25 kişilik Meclis’in salt çoğunluğu olan 13 sayısından düşük kalacak.

Eski yasaya göre bu durumda seçimin yenilenmesi konusu gündeme gelecekti.

Ancak, KHK ile kanuna şu madde eklendi:

MADDE 38- 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 45 inci maddesine birinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“Ancak, belediye başkanı veya başkan vekili ya da meclis üyesinin terör veya terör örgütlerine yardım ve yataklık suçları sebebiyle görevden uzaklaştırılması veya tutuklanması ya da kamu hizmetinden yasaklanması veya başkanlık sıfatı veya meclis üyeliğinin sona ermesi hallerinde 46 ncı maddedeki makamlarca belediye başkanı veya başkan vekili ya da meclis üyesi görevlendirilir. Görevlendirilecek kişinin seçilme yeterliğine sahip olması şarttır. Görevden uzaklaştırılan veya tutuklanan belediye meclisi üyesinin istifa etmesi halinde de bu fıkra hükümleri uygulanır. Bu fıkra gereğince belediye başkanı veya başkan vekili görevlendirilen belediyelerde bütçe ve muhasebe iş ve işlemleri valilik onayı ile defterdarlığa veya mal müdürlüğüne gördürülebilir. Bu belediyelerde belediye meclisi, başkanın çağrısı olmadıkça toplanamaz. Meclisin, encümenin ve komisyonların görev ve yetkileri 31 inci maddede belirtilen encümen üyeleri tarafından yürütülür.

İşte CHP’li kurmayların umutlandığı durum bu noktada başlıyor.

Diyor ki kurmaylar; gerek kanun maddelerinde gerekse KHK’da Meclis’in istifasıyla seçimin yenilenmesini engelleyecek ifadeler yok. Terör suçlaması belediye başkanının şahsına yönelik. Meclis üyelerine bu yönde bir suçlama yok. Dolayısıyla asil ve yedek Meclis Üyeleri istifa ederse, seçim yenilenmek zorunda…

Yoruma açık… İstifa konusunda CHP Genel Merkezi karar verecek, nihai karar konusunda yetkili mercii de Cumhurbaşkanlığı ve İçişleri Bakanlığı…

Bunun nasıl gelişeceğini hep birlikte göreceğiz.

Biz yine konumuza dönelim. Hal böyleyken 2023’te başkanlığa veya milletvekilliğine aday olmayı düşünenler için tamı tamına 1.460 gün var…

Bu 4 yıllık periyotta da CHP’nin 2022’de bir kez daha kendi kurullarını yeniden belirlemek üzere seçime gideceğini hatırlatayım.

Yani o köprünün altından daha çok suların akacağı aşikar.

Bugün Kurultay Delegesi olanların, PM üyesi olacakların, MYK’ya gireceklerin, İl Başkanı, İlçe Başkanı seçilenlerin belediye başkanlığı veya milletvekilliği adaylıkları öncesinde yaşayacakları bir iç seçim daha olacak.

Şu andaki tabloya bakarak değerlendirirsek;

Hakan Özbadur hem Urla İlçe Başkanı, hem de Kurultay Delegesi. Ama bu görev, 2022’de yapılacak yeni seçimler ve kurultaya kadar. Özbadur da bunun bilincinde olarak, önündeki iki yılı çok iyi değerlendirmek isteyecektir. Belediye başkanlığını mı yoksa milletvekilliğini mi kendisine hedef seçecek bilmiyorum. Ama hangisini seçerse seçsin, çok çalışması gerekecek.

Belediye ise hedefi, Urla halkına çok daha yakın durup, sempati kazanmak zorunda. Belediyeden yoksun da olsa, icraatlarda halka dokunmak, çözüm üretmek, iş bitirmek zorunda. Urla halkına kendini kabul ettirip, ‘İşte bizim belediye başkanımız’ dedirtmek zorunda.

Diğer Kurultay Delegesi hemşehrimiz Zeynep Altıok Akatlı’nın belediye başkanlığı gibi bir hedefi olacağını sanmıyorum. Çünkü, geçen seçimde bu zorlandı, ısrar edildi ama sonuç alınamadı. Geriye ‘milletvekilliğine dönme arzusu olabilir’ seçeneği kalıyor. Bunu gerçekleştirmek amacıyla Akatlı öncelikle PM’ye girmeyi hedefleyecektir. Parti içindeki eski gücüne kavuşması için bu şart. 28-29 Mart’ta da bunu gerçekleştirmek için çaba harcayacaktır.

Peki, Zeynep Atlıok Akatlı PM üyesi olursa, yakın arkadaşı CHP Urla İlçe Başkanı ve Kurultay Delegesi Hakan Özbadur’a faydası dokunur mu? Özbadur’un milletvekilliği ya da Urla Belediye Başkanlığı gibi taleplerinin gerçekleşmesi yönünde etkili olabilir mi?

Sanmıyorum.

Ayrıca, şu an suçu henüz kesinleşmemiş olmasına rağmen Burak Oğuz konusunda yaşananlar nedeniyle partililerin tepkisi her geçen gün artıyor. Bu da genel merkezin bir sonraki dönemde dayatmacı bir aday belirleme sisteminden uzaklaşarak, genel bir kamuoyu yoklamasıyla aday belirleyeceği ihtimalini kuvvetlendiriyor. İddia ediyorum ki CHP Urla’da artık, ‘Ben istedim bu olacak’ dayatmasında direnemez. Büyük tepki alacağını bilir.

Bir de şuna değinip yazımı tamamlayayım.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ne 2018’de ne de geçtiğimiz hafta yapılan il kongrelerinde, milletvekili seçildiği İzmir’e gelmekten imtina gösterdi. Takdir edilir ki Urlalı CHP seçmenlerinin bu ortamda ‘En yetkili ağız’dan çıkacak sözlere ihtiyacı var. Ayrıca Urla’ya da bir özür ziyareti borcu vardır Kılıçdaroğlu’nun. Tarım Çalıştayı’nda geleceği duyurulmuşken gelmedi.

İlçe yönetimine ise naçizane önerim.

Urla’da partiye aşık, karşılıksız hizmet verecek adam-kadın mı kalmadı?

Meclis Üyesi Yuta Deniz Ulçay, Kadın Kolları Başkanlığı’na seçildi. Bu görevi layıkıyla yapacağından şüphem yok. Ama neden hep aynı kişiler üzerinde dönüyor seçim heyecanı? 30 bini aşkın kadının yaşadığı Urla’da bu görevi yapabilecek hiç mi kimse yok?

Bir başka Meclis Üyesi Fatih Sarı da Gençlik Kolu Başkanı oldu. Fatih Sarı da bu görevi en iyi şekilde yapacaktır şüphesiz. Ama başka genç mi yok Urla’da?

Bu hamleler prestij kaybettirir.

Kendileri çalıp kendileri oynuyorlar düşüncesi yayılır.

Hatırlatayım dedim…

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir