Ana Sayfa Asayiş Erdem Özdemir yazdı: Çıraklık

Erdem Özdemir yazdı: Çıraklık

87
0

Çıraklık

Kıymetli okurlarımız bu hafta yine ülkemiz esnafının kanayan bir yarasına parmak basmak istiyorum. Çocukluğumuzda yaz tatillerini iki sebepten dolayı iple çekerdik, ya Kuran Kursu’na gidip arkadaşlarımızla caminin avlusunda koşturmak için yahut babamın bir tanıdığının yanına çırak olarak vermesi ve her sabah işe gitmek eğlenceli gelirdi o yaşlarda. Şimdi düşünüyorum da o çıraklık günlerim meğer hayatımın temelini atmış karakterimin gelişmesinde en büyük rolü oynamış. Kimi yaşıtlarımın evde çizgi film seyrettiği sokakta top oynadığı çağlarda benim çıraklık yapıyor oluşum meğer çok büyük bir nimetmiş, şimdi kıymetini daha iyi anlayabiliyorum.

Evet, girişten de anlaşılacağı üzere konumuz çıraklık. Günümüzün büyük sorunlarından, tamirciye gidiyoruz aynı dert, marangoz aynı, elektrikçi, berber, kasap, manav, herkeste aynı sıkıntı peki nedir sorunun temelinde yatan şey? Neden insanlar çocuklarını çırak olarak vermek istemiyor?

Sanırım bizim kuşak hayatı öğreneyim derken fazlaca ezildi ve herkesin dilinde şu var; ben çektim çocuğum çekmesin. Tabii ki çocuğun çekmesin, üzülmesin, sıkıntı yaşamasın, rahat ve refah içinde yaşasın, okulunu okusun gözü dersten başka bir şey görmesin, nasıl olsa harçlığını veririz, özel ders aldırırız, dershaneye göndeririz, gerekirse özel üniversiteye yollarız, aman yurt nedir ev tutarız, okulunu bitirir diplomasını eline alır, bir meslek sahibi olur. Olur evet, yazdıklarımın hepsi olur mutlaka ama o şekilde hayat süren, hazıra alışan bir çocuğun hayata başlaması ne kadar zor olur onu da gözden kaçırmayın derim. Gönül ister ki yurdumun tüm çocukları iyi eğitim alsın, herkes en az bir üniversite bitirsin kalifiye bir jenerasyona sahip olalım ancak buna sahip olurken esnaf ve sanatkarlığı, zanaatkarlığı görmezden gelmeyelim.

Okul ve aile kişinin gelişiminde ne kadar önemliyse iş hayatı da bir o kadar önem arz eder. Çocuklarınızı çırak olarak güvendiğiniz esnafların yanına verin, meslek öğrenemese de insanlık öğrenir, esnaflık kadar güzel bir şey yok, hayatı sana kitaplar anlatır ama öğretemez, oysa çıraklıkla başlayan bir hayat, sana kitapların veremeyeceği şeyler verir. Görgü kurallarını öğrenirsin, saygı duymayı, saygı görmeyi, dürüstlüğü, helalinden kazanıp onu harcamanın ne kadar keyifli olduğunu, çıraklık çocuğun ufkunu açar okulunda daha başarılı olur, eğer zorluklarla karşılaştıysa okuluna dört elle sarılır.

Neticede yarınlarımızda sanayide arabamızı yaptıracak usta bulamıyoruz, bizim berber yaşlandı mesleği bırakıyor eyvah kime tıraş olacağız, şöyle evime güzel bir ceviz ağacından masa yaptıracağım ama usta yok dememek için ve çocuklarımıza kendi yeteneklerine göre bir gelecek hazırlayabilmek için çıraklık hayati önem taşıyor.

Çocuklarımıza maddi olarak tüm imkanları sunmak bir yerden sonra onları doyumsuz kılabiliyor bu doyumsuzluk onları mutsuz bireyler yapıyor. Çocuklarınıza, kendileri bir şeyleri başarabilmesi için fırsat verin, ne kadar meziyetli olduklarını göreceksiniz. Kendi yetiştiğim döneme bakıyorum, akranlarım, arkadaşlarım o kadar güzel yerlere geldi ki, kimisi çırak olarak girdiği tamirhanede önce kalfa sonra usta oldu ve kendi iş yerlerini açtılar, kimisi eğitim hayatını sürdürdü üst kademelerde iş güç sahibi oldu ancak geldiği yeri unutmadı, şuan bile konuştuğumuzda o çocukluk sohbetindeki samimiyeti bulabiliyoruz. Tüm bunların altında yatan ise işte o çıraklık günlerinin verdiği hayat dersleridir.

Tekrarlamak istiyorum, üzerine titrediğimiz çocuklarımızın kişisel gelişimleri için güvenilir esnafların yanına ırak olarak verin, onlara en büyük iyiliği yaparsınız. Sevgiyle kalın.

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir