Ana Sayfa Asayiş Keşke her zaman Kayyum aklıyla yönetilsek!

Keşke her zaman Kayyum aklıyla yönetilsek!

5633
0

Keşke her zaman Kayyum aklıyla yönetilsek!

Öncelikle şunu belirteyim ki kayyuma karşıyım.

Ama; adaletsizliğe, vurdumduymazlığa, işgüzarlığa, iş bilmezliğe, liyakatsız yöneticilere, egoya, kişisel hınçlara, intikam hırsına ve de halka rağmen bildiklerini okuyanlara karşı olduğum kadar değil…

Herkesin malumu bir olay yaşandı Urlamızda… Belediye başkanımız, FETÖ’ye üye olma suçlamasıyla tutuklandı. Suçlu mu suçsuz mu bunu yargılama sonunda hep birlikte göreceğiz…

Gönlüm, suçsuz çıkmasından, bu olaydan aklanmasından yana İ. Burak Oğuz’un… Çünkü, Türkiye’nin en batısındaki, ‘en çağdaş, en uygar, en demokratik’ diyerek herkesin koşup yerleştiği bu canım ilçenin tarihine kara bir leke olarak yapışacak bu suç…

Burak Oğuz hakkında olumlu ya da olumsuz bir fikir beyan etmek için henüz çok erken… Tutuklu mu tutuksuz mu yargılansın tartışmaları için ise küçük bir hatırlatma yapacağım:

Üç yıl önce Urla’da FETÖ operasyonu yapıldı, 34 kişi gözaltına alındı, tutuklandı, ortalama 18’er ay cezaevinde kaldılar, bir kısmı beraat etti, büyük bölümü de hüküm giydi. O günlerde tutuklu mu tutuksuz mu yargılansınlar tartışmasının yapıldığını hatırlamıyorum…

Çifte standart kötü bir şey yani!

Şimdi gelelim kayyum meselesine…

İ. Burak Oğuz hakkında bu tür söylentiler, aday yapıldığı günden bu yana vardı. Urla’da yaşayan, Urla ile bir şekilde bağlantısı olan herkes, bunun aksini söyleyemez, ben bu iddiaları ilk kez duydum diyemez…

Cumhuriyet Halk Partisi’nin ilçe başkanından genel başkanına kadar olan her kademedeki yöneticileri de inkar edemez…

Şimdi açıkça soruyorum:

CHP İlçe Başkanı Hakan Özbadur, hiç mi duymadı bu iddiaları?

CHP İl Başkanı Deniz Yücel’e hiç aksetmedi mi konular?

CHP Milletvekili Mehmet Ali Çelebi’nin, PM ve MYK’daki uyarıları, Murat Gül ile İ. Burak Oğuz arasındaki tercih tartışmalarında söylenenler geçmedi mi kayıtlara?

‘Ya doğruysa’ diye bir şüphe yaşanmadı mı hiç?

Hadi diyelim ki hiç duyulmadı, kimse de aklına getirmedi…

Peki, seçildikten bir-iki ay sonra, bir meslektaşımızın bu yöndeki iddialarına neden kulak tıkandı? Neden gözler kör oldu, neden üç maymun çıktı ortaya?

Peki ya o gün?

Burak Oğuz Soruşturma Savcılığı’na mevcutlu gitmedi… Vakit vardı yani… Ortam uygundu…

Neden durum değerlendirmesi yapılmadı?

Neden en kötü senaryoya karşı bir (B) Planı hazırlanmadı?

Neden, (Bu sorgu, tutuklama ile de sonuçlanabilir. Burak Başkan, sen şu başkanlıktan istifa dilekçesini imzala da elimizde bulunsun. Gerekirse kullanırız. Belediyeye kayyum atanmasın. Yeni Başkan, Meclis Üyeleri’nden seçilsin) diye düşünülmedi?

Konuşulanlara göre; Mahkemeye çıkmadan bu konu İl Başkanı Deniz Yücel ve Burak Oğuz arasında değerlendirilmiş, Yücel, konuyu Genel Merkez’e iletmiş ve istifa konusunda ‘Hayır’ yanıtı almış… Bu doğru ise eğer kimsenin ‘Kayyum isyanı’ çıkarmaya hakkı yok…

Hatta Urla’ya özür borçları var; İlçeyi Kayyum’a biz teslim ettik diye…

Peki; kayyum kötü mü?

Gelin buna da örneklerle yanıt bulalım…

Sanayi Sitesi’nde, zemininde bir hayırsever tarafından dökülen mıcır bulunan, bakıldığında ‘Araç muayene istasyonu’ demeye on bin şahit isteyen, tuvaleti olmayan, tesis denilmeyecek bir alan var. Burada her ay Yarımada’dan gelen araçlar muayene ediliyor, yani vize yapılıyor. Urla Motorlu Araçlar ve Şoförler Odası Başkanı Günay Öz ile Urla Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Ahmet Birol Aydınhan, Sibel Başkan’a da Burak Başkan’a da defalarca ricada bulundu: ‘Başkanım, buranın üstünü kapatalım, yazın sıcaktan kışın soğuktan helak oluyor sürücüler. Bir oturma grubu koyalım, bir de tuvalet yaptıralım, insanca bir hizmete dönüştürelim’ dediler her fırsatta…

Oldu mu peki? Yapıldı mı?

Hayır…

Urla Kaymakamı ve Urla belediyesi Kayyumu Önder Can

Peki Kayyum görevine atanan Kaymakamımız Önder Can ne yaptı? Görevlendirilmesinin ikinci gününde sorunu çözdü. Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Ahmet Birol Aydınhan’ın konuyu aksettirmesiyle, talimatını verdi, alanın üstü kapanıyor, tuvalet yapılıyor, oturma grupları yerleştiriliyor…

Peki bu kadar kolay ise Sibel Başkan ve Burak Başkan niye çözmedi bu sorunu? Niye aylardır çile çekti sürücüler?

xxx

İ.Burak Oğuz, geçtiğimiz hafta başında basın bürosu sorumlusu Murat Erbey ve grafiker Berk Kızılay’ı temizlik işlerine sürgüne göndermişti. Bu keyfi uygulamayı duyan herkes de olayı kınamıştı. Urla Belediyesi’ne atanan Kaymakamımız Önder Can, haksız uygulamaya son verdi dün. Murat ve Berk, basın bürosuna iade edildi. Kötü mü oldu adalet yerini bulunca? Yöneticilikte keyfiyetin olmayacağını Kayyum’un mu hatırlatması gerekiyordu bize?

xxx

Hem 31 Mart öncesinde hem de sonrasında, ilçemizin en büyük sorunlarından birisini; yol ve kaldırım işgalleri ile haksız rekabete neden olan seyyar satıcılar oluşturmuyor muydu? Bunun için defalarca toplantı yapılıp, defalarca zabıta baskını yaşanmadı mı? Sibel Başkan da Burak Başkan da çözüme kavuşturabildi mi bu sorunu? Hayır…

Kayyum Kaymakamımız ne yaptı? İkinci görev gününde Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Ahmet Birol Aydınhan’a talimat verdi, ‘işletmecilerle, esnaf ile görüşüp, bu sorunu 15 Ocak’a kadar çözün’ dedi. Yolların araçlara, kaldırımların da vatandaşlara kalmasını istedi. Kötü mü yaptı? Hayır tabii ki… Yıllardır bunu istemedi mi Urla yaşayanları?

xxx

Ağaçlı yol kazılıyor. Elektrik kabloları yer altına alınıyor. Trafik tek şeritten akmak zorunda. Toplu taşım araçları, yani belediye otobüsleri ve dolmuşların geçişine izin veriliyor. Ama gel gör ki, 3.5 kilometrelik yol, azap yoluna dönüşüyor. İskele tarafından Urla’ya doğru işlemi bitmiş bölgeler var… Mıcırı atılmış, asfaltı bekliyor…

Belediyemizin Kayyum Kaymakamı Önder Can, yolu dolaşıyor, bazı bölümlerin bittiğini görünce Türk Telekom yetkililerini arıyor, ‘Sizin de kablo çalışmanız olacaktı, neden kazılmışken yapmıyorsunuz’ diyor. Türk Telekom dün apar topar çalışmalara başladı, mıcır dökülüp kapatılan bölgeden başlayarak kablolarını döşemeye başladı. Dahası; Kayyum Kaymakamımız Karayolları yöneticilerini, davet etti Urla’ya… ‘İşlemi biten bölümlere’ acilen asfalt atılmasını istedi. Bunun yapılmaması halinde üzücü olayların yaşanabileceğinden bahsetti. Ve ikna etti yetkilileri… Hava uygun olursa, birkaç güne asfalt dökülmeye başlanacak… Aylar sürecek sıkıntı birkaç haftada çözülmüş olacak…  Kötü mü yaptı Kayyum Kaymakam şimdi?

xxx

Urla Belediyesi ile Urla Esnaf ve Sanatkarlar Odası işbirliğinde 1 Aralık’tan bu yana her Pazar gerçekleşen Açık Oto Pazarı kuruluyor ESOPARK’ta… Yasalar, sadece belediyelerin kurmasına ve gerekirse bir kuruluşa devretmesine izin veriyor bu pazarı. İ.Burak Oğuz ve Ahmet Birol Aydınhan uzlaşıyor. Belediye mecliste karar alacak, Esnaf Odası ile protokol imzalanacak, pazarı ESOPARK işletecek. Protokol hazırlanıyor, ama bir türlü imzalanmıyor. Geciktirme, öteleme nedeni bir türlü öğrenilemiyor. Aydınhan soruyor, belediye oyalıyor 15 gündür…

Konu Kayyum Kaymakamımıza iletiliyor Başkan Aydınhan tarafından. Sonuç; Kayyum Kaymakamımız görevlendirilmesinin ikinci gününde protokolü imzalıyor ve Açık Oto Pazarı legalleşiyor… Neden beklendi bu kadar? Egodan, hırstan, hınçtan… Aksi bir durum olsa imzalar mı Kayyum Kaymakam?

xxx

Adı Sanat Sokağı olan ama aslına yaklaşamayan meşhur bir sokağımız var; Zafer Caddesi…

Bu haliyle bile ziyaretçi çekiyor ilçemize… Çekiyor çekmesine de daha güzel olsa daha iyi olmaz mı?

Sokağın sakinlerinin onlarca projesi sunuldu hem Sibel Başkana hem de Burak Başkana…

Ama hep sunulduğuyla kaldı yıllardır…

Süsleyelim, ağaçlandıralım, çiçeklendirelim, gölgelendirelim dendi yıllardır yakarılarak…

Duyuldu mu bu serzenişler; duyuldu… Peki yapıldı mı? Hayır…

Ne yaptı Kayyum Kaymakamımız ikinci görev gününde?

Düşünün, tartışın, getirin projeyi yapalım dedi.

Dün küçük çaplı toplantısı yapıldı, ağaçlandırma, çiçeklendirme, gölgelendirme projeleri gözden geçirildi, araştırmanın derinleştirilmesi kararlaştırıldı.

Kötü mü yaptı Kaymakamımız? Hayır. Kaderine terk edilen bu ünlü sokağa hakkını vermek için harekete geçti…

Şimdi elinizi vicdanınıza koyup düşünün…

Bu sorunları çözmek için Kayyum olmaya gerek var mı?

Halkın iradesiyle seçilmiş bir başkan çözemez miydi? Çözerdi ama çözmediler…

Şimdi kimse kayyum geldi diye sızlanmasın…

Onu egodan, bunu hınçtan, öbürünü hırstan, berisini kıskançlıktan, diğerini ben bilirimden çözmeyenlere soralım neden kayyum geldiğini…

Kavga etmeyen, uzlaşı arayan, çözüm peşinde koşan bir yönetici bulmuşken şükredelim…

STK’ların, dizayn edilme korkusu olmadan çalışmasını izleyelim, Kent Konseyi’nin sekreter ne zaman verilecek, bizi binamızdan ne zaman atacaklar korkusu yaşamadan üretecekleri projeleri takip edelim, Yerel Hizmetler Takip Platformu yayınlarını özgürce yapsın da bilgi sahibi olalım, belediye çalışanları görevlerini endişe yaşamadan yerine getirsin, bir kişiden emir alsın, onlarca kişiden değil…

Tamam, ben de karşıyım Kayyum’a… Demokrasi olsun, bizi biz yönetelim… Ama adam gibi yönetelim… Hizmet alalım, adam yerine konalım, kayırmayalım, kollamayalım, hak edene verelim…

Belki de Urla olarak tam demokrasiye geçmek için bir şans bu Kayyum ataması…

Urla’nın sıkıntılarını bilen, ilçemizin sorunlarının nasıl çözüleceğine kafa yoran, egosu olmayan, çevresinde yandaş, yalaka barındırmayan, çarşıda tek başına yürüyebilen bir belediye başkanı gördük yıllar sonra…

Bırakın tadını çıkartalım…

Eminiz ki demokrasiye dönme zamanı geldiğinde teslim edecektir vekillik yaptığı koltuğu sahiplerine…

İşte o zaman dönüşü olmayacak yeni başkanın, hizmet üretecek, dert çözecek, yatırım getirecek ilçemize…

Yeter ki partiler, dayatmasın, diretmesin, halkı dinlesin…

Bir musibet bin nasihatten iyidir demiş atalarımız…

Bizler dersimizi Kayyum Kaymakamımız Sayın Önder Can’ın icraatlarından alalım, partinin kurmayları da aday tercihlerinden…

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir
uğur
Ziyaretçi
uğur

tek kelime yuh demek istiyorum. en kötü seçilmiş bile en iyi atanmışdan iyidir.

Uğur Karatop
Ziyaretçi
Uğur Karatop

Urla’da sayın Önder Can nezdinde kayyum uygulaması iyi başlamış olabilir, ama bu sistem olarak kayyum uygulamasının iyi olduğu anlamına gelmemeli.