Ana Sayfa Asayiş Şeref Alpago yazdı: Neden Urla? (2)

Şeref Alpago yazdı: Neden Urla? (2)

0
311

Neden Urla? (2)

  1. Perdede ; “Aslında her şey bir gazetecinin, elindeki kadehi kaldırıp, “Urla, Türkiye’nin Toscana’sı olacak” demesiyle mi başladı, yoksa yaklaşık 4.000 yıl önce mi başlamıştı ?” dedikten sonra 1. perdenin  4.000 yıl önce İon kenti ile başladığını, 2.perdenin ise o meşhur kadehin havaya kalkması ile başladığını görüyoruz.

Oysa, Urla Köy Enstitüleri’nin tekrar hayata geçirileceği, ‘2.perde kapsamında’  Urla’ya göçmek isteyenlere 1930’lu Atatürk’lü yıllarda olduğu gibi toprağın sadece ve sadece tarım ve hayvancılık için verileceği, yine o dönemde olduğu gibi numune tarlalarının hayata geçirileceği, bağcılığın ve zeytinciliğin okullarının açılıp, Urla’yı dünyadaki zeytin ve bağcılığın akademisi yapma hedefleri  ne güzel olurdu değil mi?

Bunların yerine maalesef o kadehe kaldık.

Kalmasına kaldık ama peki niye buradayız ya da neden bu akım sürüyor dediğimizde görüyoruz ki;

  • Özellikle İstanbul’da yaşayanların tüm kış ucuz uçak bileti ve ön ödemeli tatil planladıkları tatil noktalarına, bizim bir cuma akşamüzeri atlayıp aracımıza gidebiliyor olmamız,
  • İstanbul’a karayolu ulaşımının artık havayolu ile rekabet edebilir hale gelmesi,
  • Her ne kadar canı yansa da kentin rant canavarına tam teslim olmayışı,
  • Yarımada genelinde imarlı alanların, imarsız alanlardan fazla olmasına rağmen Urla ölçeğinde tam tersi olması ile imarın sınırlı olması,
  • Çok katlı yapılaşma izninin olmaması ile kentin apartman yığınlarına dönüşmemesi,
  • Urla Devlet Hastanesi’nin beklentileri (hasta profilinin % 60’ının çevre ilçelerden olduğu gerçeği ile) karşılaması
  • Havaalanına, Çeşme ve Alaçatı’ya en uzak noktanın 40 km olması ve trafiğin büyük çoğunlukla sakin karakterde akması.
  • Çeşmealtı vb semtlerde 30-40 yılı bulan yaşamların getirdiği huzur ve mahalle kültürünü bulabilmemiz, nemin az olması ve benzer daha bir çok güzelliğini sayabileceğimiz Urla’mızın özellikleri şöyle yukarıdan aşağı tekrar bir okuyunca neden bu kadar tercih edildiğini görmemek mümkün değil.

Tüm bu güzelliklerin korunabilmesi için düşük oranlı imar tercih eden, tarım arazilerinden kaçan, turizm alanlarını olması gerektiği gibi değerlendiren yapılaşma anlayışının kalıcı olması şarttır ve arsa sahipleri, yapımcılar, yerel yönetim ve alıcıları doğrudan ilgilendirmekte ve sorumlu kılmaktadır.

Ve

Tüm bu güzellikleri bize armağan eden başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Silah Arkadaşları olmak üzere Vatan uğruna canlarını feda eden Aziz Şehitlerimizi, Gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyorum.

Sağlıkla Kalın.

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir