Ana Sayfa Galeri Urla’nın maratoncuları her gün 10 km. koşuyor

Urla’nın maratoncuları her gün 10 km. koşuyor

45
1
Urla'nın maratoncuları
Urla'nın maratoncuları
Urla’nın maratoncuları

Bu beşliyi, yollarda, sahada, sahilde, dağda bayırda kan ter içinde koşarken mutlaka görmüşsünüzdür. Yaşam felsefelerini, maraton üzerine kurmuşlar. Ter atmadıkları gün, kendilerini iyi hissetmeyen bu beşlinin suratlarından sağlık fışkırıyor. Bunu sağlayan şey ise yağmur-çamur demeden koşmaları…

Her biri en az yarım dalya demiş. Her birinin ayrı bir mesleği var. Kimisi asker emeklisi, kimisi devlet memuru, kimisi hakem, birisi de eski bir kahvehane işletmecisi. Hepsi de spora sevdalı. Ama en çok da atletizme. Günde en az koştukları mesafe ise 10 kilometre.

Bir başka özellikleri de ‘Gizli şöhret’ olmaları. Futboldan başka branş yazmayan gazeteler görmediği için, onların birer maratoncu olduklarını, Türkiye ve dünyada çeşitli organizasyonlara katılarak ödül kazandıklarını, ancak onlarla konuşunca öğrenebiliyoruz.

400 metreyi biraz aşan 12 Eylül Stadı çevresinde 25 tur attıktan sonra bile dinç görünen, yaşamları boyunca sigara kullanmayan, koşmayı, sporu kendilerine yaşam sevinci olarak benimseyen bu beşlide, sadece Doğan Çırım ‘Taraftar kardeşliği’ni bozarak Galatasaraylı olmakla övünürken, Kadir Öğmen, Bülent Aksu, İbrahim Ötü ve Halit Taraklı da, Fenerbahçeli olmanın gururunu taşıyor.

Biz de Urla’nın bu ihtiyar gençlerini sayfalarımıza konuk ederek, sporun önemine dikkat çekmelerine aracı olduk sadece. Gelin şimdi, bu maratoncuları daha yakından tanıyıp, kazandıkları başarılarla da göğüslerimizi kabartalım…

– Önce sizleri biraz tanıyalım…

kadirogmen-864-x-576Kadir Öğmen, 37 yıllık devlet memuruyum. Koşmaya Halit Ağabeyi örnek alarak başladım. Onun koştuğunu duyunca ben de başladım. Şöyle bir itirafta da bulunayım; ben bırakın koşmayı,  yürümeye bile üşenen birisiydim. 2000 yılında sağlık için koşmaya başladım. Bir yıl içinde diyetle birlikte 27 kilo verdim. Ondan sonra hiç bırakmadım. Bülent’le tanışınca onun da aralarında olduğu Ege Maraton Kulübü’ne üye oldum. Sonra yarışlara katılmaya başladım.dogancirim-576-x-864

 

 

Doğan Çırım, 11959 Urla doğumluyum. 1976 yılında mesleğim gereği ayrıldım. 30 sene sonra tekrar Urla’mıza döndüm. Urla’mızda, lise çağlarında basketbol alt yapısını almış olarak spora başladım. Sonra arkadaşlarımızla buluştuk, baktım maraton koşuyorlar, ben de katıldım aralarına. Belirli bir süre koştum, onlara ayak uyduramasam da ufak ufak koşmaya devam ediyorum. Teniste antrenörlük belgem var.

bulentaku-576-x-864Bülent Aksu, emekli hava astsubayıyım. Atletizme 35 sene önce başladım. Çok eski atletizm antrenörü rahmetli Besim Aybars hocanın teşvikiyle sporla tanıştım. Emekli olduktan sonra eşim Urlalı olduğu için buraya yerleştik. İyiki de buraya yerleşmişiz. Fakat Urla’ya geldiğimde çok genç bir nüfusa sahip olmasına rağmen atletizme olan ilgisizliği gördüm. Bacanağımla birlikte sabahları koşmaya başladık. Beraber çok ödüller, madalyalar aldık.ibrahimoyu-576-x-864

İbrahim Ötü. 1960 doğumluyum. Uzun yıllardır koşuyorum. Daha önce de profesyonel futbol hakemliği yaptım 16 yıl. 35 yıldır bacanağım Bülent Aksu ile koşuyoruz. Koşmayı seviyorum, yemek yiyebilmek, eğlenebilmek, dinç kalıp hayatı yaşayabilmek için koşmayı seviyorum. Bana çok güzel bir çevre edinmemi de sağladı. Düşünmemi sağladığı, öfkelenmemi engellediği için koşmayı seviyorum. Herkese de tavsiye ediyorum.

 

halittarakli-576-x-864Halit Taraklı, 1947 doğumluyum. Sporun her branşını seviyorum. Şu an ağırlıklı olarak atletizm yapıyorum.  20 yıldır koşuyorum. Daha önce de mesleğim olan kahvecilikte, bütün gün ayakta olup, bütün gün koşturduğum için koşu şu anda bana daha cazip bir spor dalı olarak geliyor.

– Bu spor önce bünyenize sonra çevrenize ne kazandırdı? Bunu röportajı okuyacak gençlerimize, orta yaşlılarımıza, hatta yaşlılarımıza örnek olması açısından soruyorum.

– Öncelikle hiç bir sağlık problemi yaşamamamız bizim en büyük kazancımız. Vücudumuzun dinç kalması, kaslarımızın diri olması, nefes alıp verme düzeni, sağlıklı bir görünüm bizlerin en büyük kazancı. Ayrıca ruh sağlığı da çok önemli. Bizler bu sporla ruh sağlığımızı da geliştiriyoruz. Özgüvenler artıyor. Ayaklar yere daha sağlam basıyor. Sevecen oluyorsun, asabi olmuyorsun. Kafalar boşaltılıyor. Burada dikkat edilmesi gereken şey, gereklerini yerine getireceksin. Bazı şeyleri doğru yapacaksın.

 

– Spor yapmaya karar verecek kişiler öncelikle ne yapmalı?

– Öncelikle bir sağlık raporu almalarını öneririz. Spor hekimlerine başvurup, vücutlarının spora elverişli olup olmadığını, kalp ya da akciğer gibi şakaya gelmeyecek hayati organların spor yapmalarına engeli olup olmadığını saptayacaklar. Eğer sağlık problemleri yoksa, o zaman spor konusunda uzman olan kişi ya da kuruluşlardan, nereden başlamalı, nereye kadar yapmalı kısmını öğrenecek. Ama ağır spor yapmayacaklarsa, sadece kaslarını fazla zorlamadan küçük hareketler yaparak, ısıtmaya, kireçlenmeyi önlemeye yönelik hareketler yapacaklarsa o zaman ne sağlık raporuna ne de spor uzmanına gitmelerine gerek yok. Sporun hiç bir zararı yok.

– Çok var mı koşan, spor yapan Urla’da?

– Eskiden biz ilk başladığımızda sahada bir kaç kişi görürdük. Ama şimdi sabahları ayrı bir grup oluyor, akşamüzeri ayrı bir grup oluyor. Bir de yollarda koşanları sayarsak oldukça fazlalaştı sağlığını korumak için spor yapanların sayısı. Zaten koşmaya, spor yapmaya başladınız mı bırakamıyorsunuz. Biz çeşitli nedenlerle koşamadığımız gün kendimizi huzursuz hissediyoruz.

– Peki sizler koyu birer Fenerbahçe taraftarısınız aynı zamanda. Fenerbahçe’nin maçını mı koşmayı mı tercih edersiniz şimdi?

kadir6(Kadir Öğmen) Koşmaya başlamadan önce hayatımı Fenerbahçe maçlarına göre düzenleyen birisiydim. Bunu Halit Ağabey de yakından bilir. Ama koşmaya başladıktan sonra artık hayatımı maratona göre ayarlıyorum. Yarışlarla maç tarihi kesiştiğinde tercih yarışlar oluyor. Maçı, radyodan kulaklıktan dinler hale geldim.

– Spor yapma konusunda Urla esnafı biraz daha geride kalırdı eskiden. Koşanlar, spor yapanlar ya memur ya da asker olurdu. Şimdi sahada, yolda spor yapan çok esnaf görüyoruz.

(Halit Taraklı) Benim biraz fazla kilom vardı. Arkadaşlarla konuşurken (Spor yap erirsin) dediler. Bir gün geldim sahaya, başladım yürümeye. İlk gün tek turu bile tamamlamadan bıraktım. Ertesi gün sona yakın yere kadar yürüdüm. Üçüncü gün tamamladım turu hatta ikinci turun da yarısına geldim. İlerleyen günlerde baktım ki yürümek kesmiyor başladım yavaşça koşmaya. Artık günde  8-10 kilometre koşar haldeyim. Esnaf arkadaşlara buradan sesleniyorum. Gelin sahaya, yürüyün, koşun, spor yapın sağlığınızı kazanın.

– Koşudan başka bir branşta spor yapanlarınız da var.

(Doğan Çırım) Aslında benim branşım tenis. Koşmayı da en fazla 5 bin kilometre olarak yapabiliyordum. Ama arkadaşlarla tanışınca, ben de onlara ayak uydurmaya çalıştım ve günlük 20 bin metreye kadar ulaştığımız oldu. Tenis konusunda ise en büyük sorun kort. Maalesef halka açık bir kort yok Urla’da. Yeri gelmişken Sibel Başkanımıza buradan seslenelim, Urla’ya bir tenis kortu gerekli  olduğunu hatırlatalım.

– Yarışmak için nerelere gidiyorsunuz?

– Türkiye’nin her tarafında yarışlar yapılıyor. Bizler Ege Maraton Derneği forması altında yarışlara katılıyoruz. 120 kadar üye var. Çeşitli yarışmalarda birincilikler, ikincilikler, özel ödüller kazandık.  Urla’da da bu tür organizasyonların yapılması konusunda girişimlerimiz oldu ancak hep lafta kaldı. Mesela festivallerimizde veteran koşuları yapılabilir. Ayrıca Urla’da büyük eksikliklerden bir tanesi de yürüyüş alanlarının olmaması. Küçük spor alanlarının olmaması. Yani şimdi spor yapılacak tek yer var o da saha. Peki, sahada her gün maçlar başlayacak yarın, gençler, küçükler falan. O zaman sağlığı için spor yapmak isteyenler nereye gidecek? Örneğin bizler, yollarda koşuyoruz. Kültür fizik yapılacak alanlar da yok. Bisiklet yolları yok.

– Sahaya spor için gelenlerin köpeklerini de yanlarında getirip, onları da saldıkları yönünde duyumlarımız var. Var mı böyle bir şey?

– Evet doğru. Biz de bu konudan rahatsızız. Pitbull köpeklerle koşmaya gelip, ipini çözüp kendisiyle birlikte koşturanlar var. Bizler de hayvan severiz. Ama bu korku, spor yapmak isteyenleri caydırıyor.

– Yollarda koşarken ne gibi tehlike var?

– Bizi alkışlayan da çok üzerlerimize araç sürüp hayatımıza kast edenler de var. Kahkaha atarak, korna çalarak üzerimize gelip, bizi korkutan, bunu yaptıktan sonra da yine kahkaha atarak uzaklaşan psikopatlar da az değil. Bazıları (Ya ne işiniz var koşup da maratoncu mu olacaksınız?) eleştirilerinden tutun da yanımızdan geçerken araçtaki çöpleri suratımıza fırlatanlara kadar geniş yelpazede vatandaşımız var.

– Yarışlara katılmanız için size para yardımı yapılıyor mu?

– Hayır yok böyle bir şey. Biz yarışlara cebimizden yaptığımız harcamalarla katılıyoruz. Otelimizi, yiyeceğimizi cepten harcıyoruz. Hatta bir de katılım ücreti ödüyoruz her yarış için. Balkan Şampiyonası’na katılsak bile harcamaları kendimiz karşılıyoruz. Bizim koşularda kullandığımız ayakkabının fiyatı 600-700 lira.

– Kaç yaşına kadar koşmayı düşünüyorsunuz?

– Son nefesimize kadar koşmayı hedefliyoruz. Bu artık bizim yaşam şeklimiz oldu.

– Maratonda en zor metreler nedir?

– 37. kilometreye kadar koşarsınız. Ama 37. kilometreden sonra zorlamalar ve bilinç kayıpları yaşanmaya başlıyor. Zaten şöyle bir şey var. 42 kilometrelik maratonu bitiriyorsanız eğer herşeyi yapabilirsiniz.

– Haftada kaç kilometre koşuyorsunuz?

– Ortalama 80-100 kilometre oluyor.

1
Kimler Neler Demiş?

avatar
1 Comment threads
0 Thread replies
0 Followers
 
Most reacted comment
Hottest comment thread
1 Comment authors
Maydanoz Recent comment authors
  Subscribe  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
Maydanoz
Ziyaretçi

Urlanın gururu onlar…